Yeniden Karamsar Olmadan Merhaba

• Hamza Alp

Her yeni sezon öncesi seyircilerimizin, okurlarımızın karşısına çıkarken zinde bir yazı veya görüntü ile “Yeniden Merhaba” diyoruz.

Yeniden diyoruz çünkü kısa bir ayrılık olduğundan. Bu kısa süre zarfında yeniden başlamanın heyecanı hep vardı, yenilikler ne yapalım, dünya da neler yapılıyor, biz neredeyiz.

Öncelikle şunu belirteyim bizim kuşak yani 70’ler yokluğu, mum ışığını, karalastiği, siyah beyaz televizyonu gördü. Şimdi ki dünyayı görüyor, o kadar hızlı bir değişim yaşadı ki anlatması zor. Telefon bile her keste yok iken şimdi herkeste var, hemde görüntülü.

İşte böyle hızlı bir değişimin yaşandığı bu Dünya’da yeni sezona ben nasıl hazırlanmalıyım, sitemiz nasıl olmalı, neleri kapsamalı, sorular, sorular, sorular. İşimiz zor, günümüzün en büyük belası mı desem veya en büyük icadı mı desem bilemedim yapay zeka. Bunu kullanmak bizi tembelliğe itiyor. Yine bunu kullanmak için İnsan beynine ihtiyaç var. Bu çelişkiler arasında yeni yayın dönemine hazırlanıyoruz.

2027 yılının son çeyreğinde bana göre Genel seçimler var, bu seçimlere hazırlanmak, atmosferi yerinde dinlemek adına Ankara’da bulunmak gerekiyor. Yani yeni sezonda bir ayağımız Ankara’da olacak. İnternet çağı hızlı çağdayız, haberlerin bile bir saatte eskidiği bu dönemde bizde taze haberleri okuyucularımıza ve izleyicilerimize anında verebilmek adına harekete geçmiş olduk.

İnsanoğlu çok doyumsuz bir varlık, hep daha fazlasını ister, şükretmesini unuttuğumuz için başımıza çok haller gelir, ancak bunun sebebinin biz olduğunu bilmezden geliriz maalesef.

Hayat devam ediyor, ekonomik krizler, seçimler, dertler derken gün günleri kovalamış bir bakmışız geride bir hiç, tabi bu hiç kişiden kişiye değişebilir. Diğeceğim o ki aslında hepimiz her şeyi biliyoruz ama, açık ve alenen söyleyemiyoruz. O söylesin, benden duymasın. Gazeteci yazsın, o gazetecinin işi. Bahaneler çok, o yazsın dediği gazeteciye ne bir abone olmuştur, ne bir reklam vermiştir ancak lafa gelince sen yaz. İşte gazetecilik orada başlar, her gazetecinin kendine göre bir stili vardır. Benim etiğimde her haber haber değeri taşımaz. O haber memleketim adına zarar verirse yapmam, o haber aile içinde ise onu yapmam. Bundan dolayı diyorum herkes herşeyi biliyor ama dile getirmek için maşa arıyor, o maşa da gazeteciler olmaz.